Arşiv | Müzik

18 Şubat 2010 ~ 1 Yorum

Axl Rose: Bazı İnsanlar Genç Ölmeli

Axl Rose: Bazı İnsanlar Genç Ölmeli

“Kurt kocayınca, köpeklerin maskarası olur” demiş atalarımız. Ne yazık ki bu genellikle ön planda olan ve genç iken süper işler yapan insanlarda sıkça başımıza geliyor. Ne yazık ki bu beni “zirvedeyken ölürsen, efsane olursun” gibi bir tüme varıma dahi götürüyor. Acaba James Dean biraz yaşlanıp bir kaç saçma filmde oynayıp ölseydi; hala bu kadar popüler olur muydu? Bilmiyorum. Bunlara yurt dışında Kurt Cobain, Jim Morrison ve Jimi Hendrix’i ekleyebilirken, Türkiye’de ise Kerim Tekin ve Barış Akarsu örneği var. İşte Axl Rose gibileri bu saydığım ünlüler gibi kısmi şanslı kısmi şansız oluyorlar. Axl Rose o altın yıllarından eser kalmamış bir şekilde Chinese Democracy gibi iğrenç bir albüm ile müzik kariyerine devam etmeye çalışa dursun. Aşağıda ki resimlerine bakınca; bana acaba kurt kocamadan ölmeli diye sorgulatıyor? [...]

Devamını okuyun

14 Şubat 2010 ~ 0 Yorum

(I Want To) Come Home

(I Want To) Come Home

Bu hafta sonu Everybody’s Fine (Herkesin Keyfi Yerinde) filmini izledim. Robert De Niro, Kate Beckinsale ve Drew Barrymore gibi güçlü bir oyuncu kadrosuna sahip film beni Recep İvedik’den daha fazla ilgimi çekti :) Film genel olarak güzel bir kurgu ve senaryo etrafında dönüyor. Bazı anlarda duygusallaşıp, yutkunma gereksimi oluyor. Bir babanın çocuklarıyla olan ilişkisini düzenlemeye çalışmasını konu edinen filmde benim en çok duygulandığım an ise filmin bitip Paul McCartney’nin bu film için yazdığı (I want to) Come Home şarkısının duyulduğu andı. Paul McCartney’in sihirli sözlere ve melodiye sahip bu şarkısı inanın filmin kendisi gibi seyirciyi başka boyutlara götürüp, ayrı bir boyuta sürüklüyor. Yazımın devamında bahsettiğim şarkının videosunu ve şarkı sözlerini bulabilirsiniz. [...]

Devamını okuyun

02 Şubat 2010 ~ 2 Yorum

Şarkıların Akıl Almaz Akustik Versiyonları

Şarkıların Akıl Almaz Akustik Versiyonları

Igor Presnyakov adındaki Rus müzik sever ve gitarist, benim şahsi olarak sevdiğim sweet child o’mine şarkısını aklımın almayacağı şekilde sadece gitarını konuşturarak inanılmaz güzel bir akustik versiyonunu kaydetmiş. Açıkçası bazı şarkıların (sweet child o’mine gibi) akustik versiyonlarının olmayacağını düşünen beni bile bu sözümden geri döndürdü. Hatta Igor Presnyakov sadece rock şarkılarını akustiği çevrilebileceğini değil, Lady Gaga’nın Poker Face şarkısı gibi elektronik tınıları olan bir şarkıyıda çok güzel bir şekilde akustik versiyona çevirmiş. Yazımın devamında ki Igor Presnyakov’un videolarını izlediğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız. [...]

Devamını okuyun

27 Ocak 2010 ~ 0 Yorum

The Beatles: 4 Yapraklı Yonca

The Beatles: 4 Yapraklı Yonca

The Beatles hakkında çok yazı yazılıp çok inceleme yapılmış olabilir. Ancak benim bu yazımda daha çok The Beatles’ın niye bu kadar başarılı olduğunu ve onları başarıya götüren nedenin aynı zamanda ayrılıklarının başlangıcı olduğu üzerinde duracağım. Bildiğiniz üzere The Beatles, John Lennon, Paul McCartney, George Harrison ve Ringo Starr (Richard Starkey Jr.) dan oluşuyordu. Bu 4 kişi (kendilerine beatle diyorlardı) 1960′larda kurulup, 1970′lerin sonuna kadar müzik dünyasının sallayıp müzik kültürünü kökten değiştirmişlerdir. Tabii bu başarılarının arkasında gizli bir kahraman daha vardı, prodüktör Sir George Martin. George Martin’in bu grup üzerinde ki etkisi ve başarının gizli ortağı olduğu grup dağıldıktan sonra grup üyelerinin yaptığı solo çalışmalarının George Martin desteğini almadığından eski The Beatles albümlerine nazaran başarısız olmuştur. Bunlardan sadece Paul McCatney’in live and let die şarkısı George Martin’in prodüktörlüğünde yapılmış ve hemen kalite farkını gösterip Paul’ün en iyi film müziği Oscar’ı almasına neden olmuştur. Bu saydıklarımız kesinlikle The Beatles’ın arkasında ki itici güç olup bir efsane olmalarına yardımcı olmuşlardır. Ancak daha demin de bahsettiğim gibi asıl başarılarının sırrı ve aynı zamanda önlerindeki en büyük sorunları [...]

Devamını okuyun

11 Ocak 2010 ~ 0 Yorum

Atatürk’ün Müzik İnkılapları

Atatürk’ün Müzik İnkılapları

Müzik inkilaplarının köklerini incelediğimizde sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel değişme sürecinin 19. Yüzyıl sonlarında Osmanlı Devletinde ki Tanzimat Dönemi uygulamalarıyla karşılaşırız. Fakat müzik anlamında “modernleşme” veya içerik açısından “batılılaşma” eğilimleri,1923’te Atatürk’ün önderliğinde ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti ile hız kazanması ve sonuca varması raslantı değildir .(Murat Okan) Nitekim, yeni kurulmuş bir devlet olan Türkiye Cumhuriyet’inde çoğu yeni devletin yaptığı gibi siyasal otorite ve ekonomik kalkınma geleneğini değiştirerek, bu gelenekten fazlasıyla yararlanmıştır. Başka bir deyişle, Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde yapılan müzik inkilapları “modernleşme” arayışı içinde olup, her “modernleşme” arayışının aynı zamanda gelenekselliği de yeniden canlandırdığı ve gelenekselleşmeden güç aldığı söylenebilir. [...]

Devamını okuyun

07 Ocak 2010 ~ 0 Yorum

The Who: Zamanlarının Hırçın Çocukları

The Who: Zamanlarının Hırçın Çocukları

The Who, 1964 yılında kurulmuş bir İngiliz rock müzik grubu olmakla beraber gerek döneminde gerekse hala fark yaratmış bir gruptur. Grup Roger Daltrey(Vokal), Pete Townshend(Lead Gitar ve Back Vokal) , Keith Moon (Bateri), John Entwistle’den (Bass) oluşmuştur. Buraya kadar the Who grubunun ansiklopedik tanımını yaptım fakat bundan sonra anlatacaklarım benim ve sayısız müzik adamının the Who grubunun neden önemli ve fark yaratan bir grup olduğunu gösterecek. [...]

Devamını okuyun

Yukarı Çık